Zeynep Urş

Günümüzde liderlik ve zeka kavramlarının tanımları değişiyor. IQ’nun yanı sıra EQ yani duygusal zeka ön plana çıkıyor. Duygusal zeka, iş yaşamında da vurgulanmayı hak edecek önemli bir yer ediniyor. 

Duygusal zekanın altının çizildiği yeni nesil liderlik teorileri üç ana grupta toplanır: Karizmatik, vizyon sahibi ve dönüştüren. Karizmatik liderlik, yöneticinin çalışanın gözünde kahramanca ve olağanüstü niteliklere sahip olduğu bir ilişki yapısını inceler. Vizyon sahibi liderlik, anı değerlendiren, geleceğe gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşan, inandırıcı ve çekici hedefler belirleyerek çalışanlara aktaran yönetici modelini anlatır. Bu liderlik stilinde, özgün, somut ve açık bir vizyon tanımlayan lider, zamanla vizyonunu misyona dönüştürür.

Dönüştüren liderlik ise karizmatik ve vizyon sahibi liderliğe kıyasla daha avantajlı olarak ön plana çıkar. Lider, çalışanlara gereken ivmeyi kazandırarak onları dönüştürür. Böylelikle, çalışanların çağın değişen şartlarını, bilimsel ve teknolojik gelişmelerini takip etmelerini sağlar. Aynı zamanda, bu süreçten kendisi de bir dönüşüm deneyimleyerek çıkar.

Dönüştüren liderlerin çalışanlar ile güçlü bir etkileşim kurabilmelerini sağlayan en önemli özellikleri karizmatik olma, esin kaynağı olabilme, bilişsel olarak uyarma ve bireye özel ilgi sunabilmeleridir (Çakar, 2003).  

Bu etkin özelliklerin yüksek performansa dönüşebilmesi için ise lider ve çalışan arasında duygusal bir bağın kurulması, yani çift yönlü empatik bir yaklaşımın oluşması gerekir (Çakar, 2003). Bu da duygusal zekanın liderlikteki önemini gözler önüne seren en çarpıcı noktadır.

Duygusal zeka, liderin öz farkındalığının artmasıyla; bir başka deyişle duygu, düşünce ve deneyimlerini bilincinde olarak yaşamasıyla gelişir. Bu farkındalık, aktif ve güncel kalabilen bir liderlik stili oluşumunu destekler. Duygusal zekaya sahip bir lider, karmaşık durumları yatıştırır ve performansı güçlendirir.

Daniel Goleman, lider ve çalışan ilişkisinde duygusal zekanın önemini vurgulayan bir model geliştirmiştir. Goleman modelinde, duygusal zeka beş boyuttan oluşur: Duygusal farkındalık, duygu yönetimi, motivasyon için güdülenme, empati ve sosyal beceriler (Goleman, 2010). Bu beş boyutta yetkin olan lider, gerçek hislerinin farkında olur, anlamlandırdığı duygularını kontrol edebilir ve çalışanlar ile empati kurarak yerinde stratejiler geliştirebilir.

İş yaşamındaki olumlu etkileri göze çarpan duygusal zeka, performans odaklı iş ilişkilerinde insan unsurunu gözden kaçırmamamızı sağlar. Bu nedenle, liderlik kavramının içinde baş sıralarda yer alması gereken bir yetkinliktir.

KAYNAKÇA

Çakar, U. & Arbak, Y. (2003). Dönüşümcü Liderlik Duygusal Zeka Gerektirir mi? Yöneticiler Üzerinde Örnek Bir Çalışma. D.E.Ü.İ.İ.B.F. Dergisi, 18 (2), 83-98.

Goleman, D. (2010). Duygusal Zeka EQ Neden IQ’dan önemlidir? İstanbul: Varlık Yayınları

Nadis Danışmanlık ©2011