Didem Şen Pamuk
Wellness Koçu
didem.pamuk@nadisdanismanlik.com

Günlük hayatımızı etkileyen, özellikle metropol yaşantımızda sıklıkla deneyimlediğimiz stres, birçok farklı kaynaktan bizi tehdit ediyor olabilir. Uzmanlar ölçülü bir stresin sağlığımız için iyi etkilerinden söz etmekte. Ancak, kronik stres birçok hastalığın ana sebebi olarak görülmekte.

ABD’de iş yaşamındaki strese yönelik yapılan bazı çalışmalar durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır:

Tüm medikal problemlerin kaynağının %85’ini stres teşkil eder. Üst düzey yöneticilerin %52si strese bağlı hastalıklardan yaşamını yitiriyor. (Cooper Wellnes Program) %70-80 oranında doktor ziyareti stres kaynaklıdır. (ABD Halk Sağlığı raporu; Birleşmiş Milletler Uluslararası İşçi Organizasyonları Çalışması) Stres, iş hayatından kaynaklanan rahatsızlıklardan birinci sıradadır. (Gee Yayıncılık raporu) Stres, 10 firmadan 9unda iş verimliliğini düşürüyor. (Endüstriel Toplum raporu)

Stres halindeyken zihnimizde ve bedenimizde neler olur?

Stres bir baskı ve sıkışmışlık halidir. Stres altında bedende hissettiğimiz en temel dürtü nefes alamaz hale gelmektir. Aynı zamanda, kalp çarpıntısı, kızarma, terleme, mide kasılması gibi belirtiler nefes darlığına eşlik edebilir. Nefesin bozulması beyne daha az oksijen gitmesine neden olur. Beyin mevcut durumu tehdit olarak algılar.

Bu aşamada işleyiş sistemi açısından beynin bölümlerinden bahsetmek gerekir.

 

Şemada görülen sürüngen beyin 100 milyon yıllık olup, beynin, oluşumu en eskiye dayanan bölümüdür. İşlevi ‘’dövüş ya da ka璒 komutunu vererek hayatta kalmamızı sağlamaktır. Duygusal beyin ise 50 milyon yıllık geçmişiyle, %98 memelilerle aynı tipte olan bizde sevme, koruma, öğretme, hakimiyet kurma dürtülerini oluşturur. Aynılık beynidir. Uzun dönemli değişmeyen bir model oluşturmak için güçlü bir motivasyon oluşturur.

Görsel beyin, yani neo-korteks ise beynin en son gelişen bölümüdür. Geleceğe dair görüntüleri bu bölümde oluştururuz. Duygusal beyinden 1000 kat daha esnek düşünebilir. Son 2 milyon yıldır geliştiği için sürüngen ve duygusal beyinler ile birlikte işleyişi tam bir uyum içinde değildir.

Stres altında ağırlıklı olarak sürüngen ve biraz da duygusal beynimiz devrededir. Yaratıcı çözümlerin üretildiği görsel beyin ise devre dışıdır. Sistem kilitli olduğundan görsel ve işitsel tarafımız çalışmaz haldedir. Kinestetik yani duygusal tarafımız bize korku ve kaygı duyguları yaşamaktadır. İnsan beyni otomatik olarak Beta dalgalarında kalır bu da bizi yaşadığımız duyguya kilitler.  Düşünemez oluruz.

Stres halinden çıkış yolu nasıldır?

Stres yaratan durumu ortadan kaldırmak için bir çıkış yolu bulmak ve bir çözüm üretebilmek için öncelikle bedeni ve zihni uyum içinde ve sağlıklı çalışır hale getirmemiz gerekir. Bunun için bazı basit teknikler uygulayabiliriz.

Nefese odaklanmak ve nefesi derinleştirmek, yavaş yavaş su içmek, bedende kasılı bölgeleri fark ederek gevşetmeye çalışmak, bu arada geçmiş ve gelecekle bağlantılı düşünceleri sıfırlamak, dikkati başka bir noktaya çekmek ve bu defa gelecekte stresin ortadan kalktığına dair görüntüler oluşturmak bazı kullanılan stres ile başa çıkma yöntemleridir.

Aynı zamanda, stresin çözümünü gözünde canlandırmak ve gerekirse hayallerden yola çıkarak yaratıcı çözümleri gerçekçi hale getirmek de oldukça etkili sonuçlar ortaya çıkarabilir.

Günlük hayatımızda stresin etkileriyle başa çıkmak için bazı öneriler:

·         3 dakikalık küçük molalar vermek ve bu sırada müzik dinlemek. Bu stres seviyesini düşürüp rahatlamayı sağlayacaktır. Bu gevşemenin yaratıcılığınızı ve çözüm üretme hızınızı arttıracağını unutmayın.

·         Güne pozitif ve ilham verici bir düşünceyle başlamak. Bu, gününüzün nasıl geçeceği üzerinde bir etki yaratacaktır.

·         Uykuya geçmeden önce pozitif ve moral yükseltici bir konuyu düşünmek. Bilinçaltınız uykuda çalışmaya devam eder. Bu sebepten en son hangi veriyi aldığı önemlidir.

·         Günde 3 ila 10 dakikalık bir meditasyon yapmak, odaklanmaya faydalı olur.

·         Hislerinize kulak vermek. Hisler size doğru yolda olup olmadığınızı söyler.

Stresle baş etmeyi bir yaşam biçimi haline getirmek için ne yapılabilir?

·         Olaylar ve günlük yaşamın sorunlarına farklı açıdan bakmayı, düşünce biçimini gözden geçirmeyi, daha önce işlemeyen davranış ve inançları yenileriyle değiştirmeyi öğrenmek.

·         İlişkilerde, kendinin ve diğerlerinin ihtiyaçlarını anlamaya odaklanarak iletişimi güçlendirmek. Böylece daha akıcı ilişkiler kurarak hayattan zevk almaya ve rahatlamaya çalışmak.

·         Olumlu düşünmek, çözüme yönelik eylemlerde bulunmak, gelecek vizyonu oluşturarak günlük hayatta temel değerleri daha fazla deneyimlemeye çalışmak.

·         Ruh, zihin ve beden dengesini korumak için teknikler öğrenmek. Gerekirse tüm bu konularda uzmanlardan yardım almak.


Nadis Danışmanlık ©2011