Şeyma Çavuşoğlu Itri
Uzman Klinik Psikolog

“Artık hayatımı, arzu ettiğim yönde şekillendirmek ve kararlarımı uygulamak istiyorum. Ama değişim zor geliyor ve bir türlü yapamıyorum” diyorsanız, gelin bu defa, değişime devrim olarak değil, evrim olarak bakalım. Bir başka deyişle, hedeflerimize ulaşmayı bir anda olacak mucizevi bir değişimden ziyade, adım adım hayata geçirilecek bir süreç olarak düşünelim.

İnsan çoğunlukla rutinleri seven, tanıdık gelenleri yapmaktan haz duyan ve sıkılsa dahi bildiğinden şaşmayan bir varlıktır. Dolayısıyla, değişim korkutur ve ürkütür. Oysa yaşam dönüşümü bir süreç olduğunda, kişi ne zaman ne kadar hazır hissederse o kadar ilerler girdiği yolda. Zorla, istemeden, apar topar atlamak zorunda değildir yeni alışkanlıklara. Şartlar, kişinin istek ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillenir.

Değişimi istemek, ilk adımdır. Gerçekleştirmek için ise, iyi planlama gerekir. Her hedef, birçok alt hedef ve ara adımlara bölünebilir. Örneğin, hedef daha mutlu olduğum bir iş bulmaksa, bir anda bulup o işe geçecek olmayı beklemek yalnızca hayal kırıklığı yaratır. Önce, birçok iş seçeneği tanımlamam ve hangisini daha çok istediğimi ve nerede kendimi daha mutlu görebildiğimi bulmam gerekir. Daha sonra, belki bu işte başarılı olmak için gereken becerileri edinmek için kurslara gitmem gerekir ve ancak ondan sonra başvurulara başlayabilirim. Başvuru süreci de aynı şekilde özgeçmiş hazırlamaktan başvurulacak yerleri seçmeye kadar birçok ara adıma bölünebilir.

İyi planlama, doğru bir yol haritası çıkarmaktır. Dolayısıyla, adımların gerçekleştirilebilecek nitelikte olmaları ve ucunda değişecek kişiyi bekleyen ödüller olması gerekir. Bu ödüller kişinin kendine söyleyeceği bir “Aferin” dahi olabilir. Önemli olan, atılan adımın takdir görmesidir. Değişimi kalıcı yapan en önemli noktalardan biri, kişiye memnuniyet ve tatmin getirmesidir. Bunu sağlayan adımlar daha kalıcı ve dönüştürücü olur.

Her adım, zaman içinde uyarlanabilir ve değişebilir. Kişi zorlandığını hissettiğinde, “Başaramıyorum” demek yerine, adımını gözden geçirerek belki önceden fark etmediği ama ona zorluk çıkaran noktaları tespit ederek farklılaştırabilir.

Değişim, insanın hayatına zamanla yerleşir. Başlarda, eski alışkanlıklar geri gelme eğilimindedir. Ancak, pratik yapmak, değişen davranışları pekiştirir. Bu noktada, hata yapmaktan korkmamak çok önemlidir; çünkü insan doğrular kadar, hatalardan da öğrenir. İnsan doğası, hatasız olamaz. Mükemmeli beklemek, kişiyi yorar ve üzer. İnsanın kendini güçlü ve güçsüz yanlarıyla, doğru ve yanlışlarıyla, güzellik ve çirkinlikleriyle tanıması ve kabullenmesi, en gerçekçi ve besleyici dengedir.


Nadis Danışmanlık ©2011