Nancy Koen Levi
Uzman Klinik Psikolog

Her şeyin çok hızlı tüketildiği ve zamanın çok önemli olduğu günümüzde bir çok kadın Süper Kadın Sendromu’yla karşı karşıya kalmaktadır. Süper Kadın, her şeye yetmeye çalışan, evde iyi bir eş, mükemmel anne ve kendine göre başarılı bir iş hayatı olan kadına denmektedir. Süper Kadın, hem kendi ailesine hem de eşinin ailesine yetebilmeli ve sosyal aktivitelerden de uzak kalmamalıdır. Süper Kadın’ı bir konu hakkında ortalama başarı tatmin etmez. İlgilendiği konu her ne ise onu en iyi yapma çabası içindedir ve devamlı başarılı olabileceği yeni alanlar arar.

Süper Kadın olmanın temelleri, daha çocukluk döneminde annelerin yüklediği sorumluklarla atılmaktadır. Evdeki kurallar çerçevesinde kız çocukları küçük yaşlarda ev işlerini öğrenmeli, anneye yardım etmeli, istenilen her görevi yerine getirmeli ve okulda çok başarılı olmalıdır. Bu da ancak mükemmel bir kız çocuğu olarak mümkündür.  Ayrıca, çocuğunun evde gördüğü anne modeli de mükemmel kadın imajını desteklemektedir. Anne hem eşiyle ilgilenmekte, çalışıyorsa eve geldiğinde ev işlerine vakit ayırmakta ve yemek hazırlarken bir yandan çocuklarla ilgilenmektedir. Genellikle, kız çocukları da annelerinden gördüklerinden yola çıkarak ve öğrenerek Süper Kadın modelini üzerlerine almaya başlamaktadır. Mükemmel insan profili olan Süper Kadın, genellikle yardım istemez ve her şeyi kendi başarmak ister. Yapamadığı ya da  halledemediği bir sorun olduğunda da bunun anlamını kendine yükler, kendini başarısız ve yetersiz olarak değerlendirir.  

Ancak mükemmel insan yoktur; insan doğası gereği hata yapan ve yapacak olan bir varlıktır. Dolayısıyla, mümkün olmayan mükemmel olma görevini yerine getirmeye çabalarken kadın, gerek fiziksel gerek ruhsal yorgunluk yaşar ve aynı tempoda devam ettiği takdirde ileri seviyelerde psikolojik sorunlar ortaya çıkmaya başlar. Süper Kadın Sendromu görülen kadınlarda kaygı, depresyon ve panik atak görülebilmektedir. Ayrıca fiziksel ve ruhsal yorgunluğa bağlı olarak, kas ağrıları ve uykusuzluk oluşabilmektedir. Yapılan araştırmalar, ergenlik çağında, akademik başarı, dış görünüş, iyi bir ilişki ve Süper Kadın olma fikrine yatkın olan genç kızların yeme bozukluğu geliştirme oranların yüksek olduğunu göstermektedir. Tüm bu semptomlar, önlem alınmadığı taktirde giderek artmaktadır.  

Süper Kadın Sendromu görülen kişileri tanımanın bir yolu, cümlelerine dikkat etmektir. Onlar ‘‘-meli’’, ‘‘-malı’’ ile biten cümleleri fazlasıyla kullanmakta ve yapılacak şeyleri bir görev ve mecburiyet olarak almaktadırlar. Yapılacaklar listesine ulaşılması güç hedefler koyar ve onları mümkün olan en kısa sürede yapmak için de yoğun bir çaba sarf ederler. Hayatın her aşamasını yeni bir basamak ve bu basamakları da aşılması gereken birer hedef olarak görürler.  Mükemmel olmak için uğraştıkları için, etraflarındaki kişilerin ve kendilerinin hatalarını kabullenmezler. 

Kısacası, ulaşılması imkansız bir hedef olan Süper Kadın olma çabası ve ihtiyacı, bir kadını oldukça olumsuz etkiler. Aynı zamanda, kadının ilişkileri de hata kaldıramaz ve yorgun hal ve tavrından olumsuz etkilenir. Süper Kadın Sendromu’na kapıldığından şüphelenen kadınlar için ilk adım, bunun farkına varmak, sebeplerini anlamak ve üzerine çalışmaya başlamak olacaktır. Küçük adımlarla değişmek ve daha huzurlu bir iç sese sahip olmak elbette mümkündür.

Kaynakça:

Newell, S. (1993). The Superwoman Sydrome: Gender Differences in Attitudes towards Equal Opportunities at Work and towards Domestic Responsibilities at Home. Work, Employment & Society, 2(7), 275-289. 

Mensinger, J. L, Bonifazi, D. Z., & La Rosa, J. (2007). Perceived Gender Role Prescriptions in Schools, the Superwoman Ideal, and Disordered Eating Among Adolescent Girls. Sex Roles, 57, 557- 568.




Nadis Danışmanlık ©2011